AİHM Alparslan Altan kararı: Özgürlük ve güvenlik hakkı ihlal edildi

AİHM, AYM eski hakimi Alparslan Altan’ın tutukluluğuyla ilgili başvurusunda özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine hükmetti.  Kararda tutukluluk sırasındaki şüphe seviyesinin “Sözleşmenin 5 § 1 maddesinde ihtiyaç duyulan en düşük “makullük” seviyesine erişmediği” belirtildi. Yine kararda başvurucuya uygulanan tedbirlerin, Sözleşmenin 15. Maddesinde belirtilen olağanüstü halde askıya alınması şiddetle ihtiyaç duyulan gerekler hakkında olduğunun söylenemeyeceği belirtildi.

AİHM’in karara ilişkin basın duyurusunun Av. Seçkin Türkoğlu tarafından yapılan çevirisi: 

Alparslan Altan’ın gözaltına alınması, Anayasa Mahkemesindeki yargılaması; hukuksuzdur ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ihlalidir.
Bugün yargılamayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde yargılamayı yapan daire , AlparsIan Altan Türkiye’ye Karşı başvurusunda (Başvuru No: 12778/17), çoğunluk kararıyla,
başvurucunun yargılama öncesi tutukluluğuna ilişkin olarak AİHS 5 § 1 (Özgürlük ve Güvenlik Hakkı) ve
başvurucunun tutukluluğu sırasında suç işlediğine dair makul şüphe eksikliğine ilişkin olarak AİHS 5 § 1 maddelerinin ihlal edildiğine hükmetti.
Başvuru, Türkiye Anayasa Mahkemesi üye hakiminin, 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında tutuklanması hakkındadır.
Sayın Altan FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği şüphesiyle özgürlüğünden mahrum bırakıldı. Türkiye Anayasa Mahkemesi maddi vakıada; suçüstü bulgularını gerçekçi ve hukuki temeller üzerine kurulmuş buldu. 10 Ekim 2017’de yapılan yargılamada temyiz mahkemesi, hâkimin tutuklanmasında, silahlı terör örgütü üyeliği hakkında suçüstü bulgularının bulunduğuna karar verdi. Mahkeme, suçüstü kavramının hukuki bağlamını genişleterek, Bay Altan’ın yargılandığı sırada nev’i bilinemeyen, hakkında şüphelenilen suç örgütü üyeliği suçlamasının, Anayasa Mahkemesi üyelerine sağlanan teminatın aşılması için yeterli buldu.
Mahkeme, 20 Temmuz 2016’da tutuklanmasına ilişkin kararda, tutuklanmasında makul şüphenin bulunduğunu ve bu durumun sonucu etkilemediğini kanıt olarak buldu. Buna karşılık başvurucu hakkındaki şüphe bulunduğu sıradaki şüphe seviyesi; Sözleşmenin 5 § 1 maddesinde ihtiyaç duyulan en düşük “makullük” seviyesine erişmedi. Buna rağmen yargısal denetim altında tutuklama emri, bağımsız olarak gerçekleştirilen hiçbir cezai soruşturmaya dayanmaksızın, dayanaksız suç örgütüne üyelik şüphesine ilişkin uygulandı. Böyle bir şüphe seviyesi Anayasa Mahkemesi gibi yüksek yargıya hizmet eden bir hakimin tutuklanması emri için yeterli olamaz. Mahkeme aynı zamanda başvurucuya uygulanan tedbirlerin, Sözleşmenin 15. Maddesindeki (Olağanüstü Halde hakların askıya alınması) belirtilen olağanüstü halde askıya alınması şiddetle ihtiyaç duyulan gerekler hakkında olduğunun söylenemeyeceğini gözlemlendi.

AİHM kararı gereği, Türkiye 10 bin euro tazminat ödeyecek.

AİHM kararı için tıklayınız.

toplumsalhukuk