Ankara Barosu, Mali Suçlar Soruşturma Bürosu’ndaki işkenceyi raporlaştırdı

Ankara Barosu’nun, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlar Şube Soruşturma Bürosu’nda işkence iddiaları üzerine gözaltındaki kişilerle yaptığı görüşmeye ilişkin rapor yayımladı

Ankara Barosu Avukat Hakları Merkezi, İnsan Hakları Merkezi ve  Cezaevi Kurulu üyesi avukatlar Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlar Soruşturma Bürosu’nda kanun hükmünde kararnamelerle (KHK) ihraç edilen ve işkenceye maruz bırakılan Dışişleri  Bakanlığı diplomatlarına ilişkin rapor yayımladı.

Raporun tamamına ulaşmak için tıklayınız.

Raporda, örüşme ve inceleme yapmak için Mali Suçlar Şubesi’ne giden avukatlara polis, savcılığın yazılı talimatı doğrultusunda “görüşeceğim şahsın soruşturma dosyası ile ilgili müdafiliğini yapacağıma dair vekalet alarak soruşturma dosyasına konulmak üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunacağımı beyan ve taahhüt ederim” yazılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine aykırı bir şekilde tutanak imzalatılmak istendiği kaydedildi. Yapılan görüşmeler ardından bu uygulamaya son verildi.

Avukatlar, işkenceye maruz bırakılan 6 kişi yaptıkları görüşmelerde şu tespitlere yer verdi:

  • Söz konusu 6 kişi “mülakat” adı altında birden fazla kez görüşmelere götürüldüğünü ve itirafçı olmaya zorlandığını, tehdit ve hakarete maruz kaldığını, mülakatı gerçekleştiren kişileri görseler teşhis edebileceklerini kaydetti.
  • Görüşülen 6 kişiden 5’i mülakatlar haricinde işkenceye ve kötü muameleye maruz kaldığını belirtti. Görüşme yapılan 1 kişi bizzat işkence veya kötü  muameleye maruz kalmadığı, ancak aynı koğuşta kaldığı kişilerden ve Sulh Ceza Hakimliği’ne gözaltı süre uzatım işlemleri sırasında toplu olarak görüldüklerinde orada bulunan diğer kişilerden işkence ve kötü muamele iddialarını duyduğunu belirtti.
  • İşkence ve kötü muameleye maruz kaldığını belirten 5 kişi, karanlık bir odaya sokulduklarını, burada yüzlerini göremedikleri kişilerin, kendilerini önce duvara yasladıklarını, gözlerini bağladıklarını, sonrasında diz çöktürdüklerini, bir süre süründürdüklerini, cop ile kafalarına vurulduğunu, sonrasında “İkinci aşamaya geçiyoruz” denilerek makatlarına cop sokmakla tehdit ettiklerini, copu vücutlarında gezdirdiklerini kaydetti. Daha sonrasında ise gözaltında bulunan söz konusu 5 kişi soyulup cenin pozisyonuna getirilerek makatlarına “yağ veya kayganlaştırıcı olduğunu düşündükleri bir madde döküldüğünü, yine makatlarında cop gezdirilerek işkenceye maruz kaldıklarını” kaydetti.
  • İşkence uygulayan kişilerden bir tanesi “Biz dışarıdan geldik, profesyonel bir ekibiz” dedi.
  • İşkence ve kötü muameleye maruz kaldığını belirten 5 kişi günlük doktor muayenesi sırasında yanlarında bir kolluk görevlisi bulunduğunu, can güvenliklerinden endişe ettikleri için yaşadıklarını doktora anlatamadıklarını ifade etti.
  • Bir işi ise “ikinci aşama” olarak ifade edilen işkence ve kötü muamele öncesinde odada bulunan bir kişinin kendisine evli olup olmadığını sorduğunu, evli olduğunu söylemesi üzerine “Bak bir daha karınla yatamazsın, geceleri  kalkıp ağlarsın” dediğini kaydetti.
  • İşkence ve kötü muameleye maruz kaldığını ifade eden 1 kişi süründürme esnasında dizlerinde morluklar oluştuğunu (morluklar giden komisyon tarafından bizzat görülmüş ve fotoğraflanmıştır) işkencenin son bulmasını müteakip gündüz gerçekleşen ilk doktor muayenesinde bunu doktora ifade ettiğini, doktorun kendisine sözlü olarak morluk diye rapora yazdığını beyan etmesinin ardından, doktor muayenesi sırasında bulunan kadın polis memurunun panikleyerek cep telefonunu eline aldığını ve birilerine bir şeyler yazdığını, sonrasında kendisinin odadan çıkarıldığını ve raporun tanzim edilmiş halinin kendisine gösterilmediğini, devamında gözaltı süre uzatım işlemleri için Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildiklerini, gözaltı uzatım kararının ardından götürüldükleri muayenede aynı doktorun darp cebir izi yoktur diye rapor yazdığını, diğer raporun akıbeti konusunda bilgisi olmadığını ifade etti.
  • İşkence ve kötü muameleye maruz kaldığını ifade eden 1 kişi işkence ve kötü muameleye başlanmadan önce kendisine “Burada cop sokuyoruz, bunları duymuşsundur, hepsi doğru” denildiğini ve devamında, aktarılan işkence ve kötü muamele işlemlerine maruz kaldığını kaydetti.
  • İşkence görenlerden bir kişi Sulh Ceza Hakimi’ne kötü muameleye maruz kaldığını, hakimin kendisine cevaben “Bir tek sen mi? Niye başkasında yok” diye cevap verdiğini belirtti. Bunun üzerine başka bir kişi “Ben de işkenceye uğradım” dediğinde ise hakim “Ben doktor değilim, bu benim değil, doktora anlatın bunları” yanıtını verdiğini ifade etti.

Raporun Değerlendirmeler bölümünde yapılması gerekenler şu şekilde yer aldı: 

  • Gözaltında olan kişiler yönünden soruşturmayı yürüten kolluk görevlilerinin muhtemel bir işkence, kötü muamele soruşturmasının şüphelileri olabilecekleri değerlendirildiğinde, gözaltındakilere yönelik işkence ve kötü muamelenin devamının engellenmesi ve soruşturmanın sağlıklı yürütülebilmesi için soruşturmadan el çektirilmeleri,
  • Günlük hekim muayenelerinin Türkiye’nin de taraf olduğu İstanbul Protokolüne uygun olarak yapılması gerekmesine rağmen, protokole aykırı bir şekilde muayenede kolluk bulundurulması sebebiyle, muayene işlemlerinin İstanbul Protokolüne uygun olarak yapılması için gerekli talimatların verilmesi,
  • Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlar Soruşturma Bürosunda gözaltında bulunan tüm şüphelilerin emniyet ifadelerinin tamamlanması beklenmeksizin savcılık karşısına çıkarılması,
  • İşkence suçunu işleyen kişilerin tespiti için re’sen soruşturma başlatılması, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve faillerin tespiti açısından etkin ve yeterli bir adli soruşturmanın yürütülmesi, özellikle delilerin toplanabilmesi ve olası delil karartma eylemlerinin önüne geçilebilmesi için; 5271 sayılı CMK m. 160/2 ve m. 164 hükümleri uyarınca adli kolluk olarak İl Jandarma Teşkilatı birimlerinden ve mensuplarından istifade edilmesi, emniyet birimlerinin ve mensuplarının ise iş bu soruşturmada doğrudan görevlendirilmemesi,
  • Gözaltına alınan şüphelilerin Ankara İl Emniyet Müdürlüğünde tutuldukları farklı nezarethanelerdeki yerlerden başlayarak, Mali Suçlar Soruşturma Bürosuna her yönden giriş ve çıkışları gösterir kamera görüntüleri ile Mali Suçlar Soruşturma Bürosunun içerisinde tüm kamera görüntülerinin, gözaltındaki şüphelilerin mülakat ve işkence amacıyla götürülme anlarının ve şüpheli kolluk görevlilerinin tespitini sağlayacak şekilde, gözaltı işlemlerinin başladığı ilk tarih olan 20 Mayıs 2019’dan başlayarak 28 Mayıs 2019 gününe kadar tüm kamera kayıtlarının ham görüntülerinin ivedi olarak toplatılması, daha önce kolluğun gerek avukatlara gerekse şüphelilere yönelik darp ve işkence iddialarıyla benzer başvurularda kamera kayıtlarının 30 gün saklandıktan sonra silindiğinin belirtildiği bilindiğinden, kamera kayıtlarının saklanmamasının işkence ve kötü muamele iddialarına yönelik delil karartma anlamına geleceği açık olduğundan, bu nedenle delillerin toplanması ve korunması konusunda yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi,
  • Soruşturmayı yürüten kolluk görevlilerinin muhtemel bir işkence, kötü muamele soruşturmasının şüphelileri olabilecekleri değerlendirildiğinde işkence ve kötü muamele iddiasına ilişkin soruşturma tamamlanıncaya kadar, bahsi geçen operasyonlarda görev alan personelin açığa alınması,
  • İşkence ve kötü muamele iddiasını alan hakimin işlem yapma yükümlülüğü olmasına, rağmen kişilerce Sulh Ceza Hakimine işkenceye uğradıklarını beyan etmeleri karşısında hiçbir işlem tesis edilmediğini beyan etmeleri de dikkat alınarak, gözaltı süre uzatım kararı veren ilgili Sulh Ceza Hakiminin tespit edilerek hakkında gerekli yasal işlemlerin başlatılmasının sağlanması,Hukukun bir gereği ve zorunluluktur.

Görüşme ve inceleme heyeti raporun sonunda ise Ankara Barosu işkence ve kötü muamelenin son bulması için mücadele edeceğini şu sözlerle açıkladı:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca talep edilmesi halinde baromuz kurul ve merkez üyelerince tutulan tutanak ve kayıtları talep ve gereği halinde sunmaya hazır olduğumuzu, Ankara Barosu olarak işkence ve kötü muamelelerin son bulması için her alanda hukuki mücadelemizi sonuna kadar vereceğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız.

Ne olmuştu?

26 Mayıs 2019’da HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Twitter hesabından “Ankara Emniyeti’nde işkence iddiaları var” paylaşımında bulunmuştu. Gergerlioğlu’nun paylaşım yaptığı aynı günün ilerleyen saatlerinde, Mali Suçlar Soruşturma Bürosu’nda gözaltında tutulan kanun hükmünde kararname (KHK) ile ihraç edilen Dışişleri Bakanlığı personeli olduğu belirtilen ve yaklaşık 100 kişi olduğu söylenen diplomatların işkence gördüğüne ilişkin haberler basında yer almıştı.

toplumsalhukuk