Ankara Barosu yönetiminden avukatlar: “TTB’nin yanındayız”

Ankara Barosu yönetiminden avukatlar, savaşın halk sağlığı sorunu olduğunu söyleyen ve barış talep eden TTB’nin yanında olduklarını söyledi

Türk Tabipler Birliği (TTB), Merkez Konseyi üyelerinin Tayyip Erdoğan tarafından hedef alınması, haklarında soruşturma açılması ve gözaltına alınmalarına karşı Ankara Barosu yönetiminden avukatlar tarafından açıklama geldi.

TTB’ye yönelik saldırıların ardından Ankara Barosu yönetiminden avukatlar yazılı basın açıklamasıyla TTB’nin yanında olduklarını açıkladı. İmzacılar arasında geçtiğimiz günlerde Afrin Savaşı’na destek açıklaması yapan Baro Başkanı Av. Hakan Canduran’ın imzasının olmaması ise şaşırtmadı.

Açıklamada Ankara Barosu Başkan Yardımcısı Av. R. Erinç Sağkan, Ankara Barosu Genel Sekreteri Av. Aşkın Demir ve yönetim kurulu üyeleri Av. Kemal Koranel, Av. Evrim Yakar Dost, Av. Özgür Ökmen, Av. Çağrı Ayhan Şenel, Av. Şırahbil Emre Acer ve Av. Birgül Tavşan Kayıran’ın imzası bulunuyor. Baro başkanı Hakan Canduran ise açıklamaya imza atmazken, Twitter hesabından yaptığı paylaşımla Afrin operasyonunu desteklediğini ifade etmişti.

Baro yönetiminden avukatların yaptığı yazılı açıklamanın tam metni ise şöyle:

Bizler, her türlü mesleki sıfatlarımızdan arî ve dünya görüşlerimizden azade bir şekilde temel insan haklarını ve bunların başında gelen ifade özgürlüğünü savunuyoruz. Çünkü geleceğimiz, çocuklarımız ve kendimiz için buna mecburuz. Zira bu ülkede, 2018 senesinde, yer yer Ortaçağ’ı yer yerse 1940’lar Almanya’sını yaşıyoruz.

Bazı insanlar savaşı desteklerler. Hatta desteklemekle kalmayıp savaşta bizzat gönüllü olurlar ve ne yalan söyleyeyim bu insanlar, oturdukları 20000 liralık ceylan derisi koltuktan savaş güzellemesi yapan pek çoğundan daha samimidir.

Bazılarıysa savaşı istemezler. Hiçbir savaş onların savaşı olmayacağı gibi Mahatma Gandhi gibi uğruna ölecekleri pek çok davaları olduğu halde uğruna öldürebilecekleri hiçbir davaları yoktur.

Fakat kendi gibi düşünmeyen herkesi hukuk yoluyla önce korkutup sonrasında hürriyetini ve hayatını karartan geçici olmaya mahkum zihniyet, totaliter olmakla ancak “övülebilecek” bir niteliği haizdir. Tarihte ölüm cezalarını kınayan doktorları yargılayan bu zihniyet, bugün tarihin karanlık sayfalarında sakil ve sefil yer buluyorsa şayet, inandığını sonuna kadar dile getirmekte özgür olan tabiplerimiz de demokrasinin tarihinde totalitarizmin onurlu gazileri olarak yer alacaklardır.

Doktorlarımız üzerinden tüm bireylere teker teker verilen bu gözdağından korkmadığımızı, düşünce ve ifade özgürlüğünün hava gibi su gibi Cumhuriyetimizden menkul doğamızda bulunduğunu hiç kısılmayacak sesimizle ve tabiplerimize sonsuz destekle gururla bildiririz.

#TTBninYanındayız

toplumsalhukuk