Canlı Yayına 3 Gün Kala/3 Days To Live Broadcast – Av. Seçkin Türkoğlu

İstanbul’un son seçilmiş Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım 16 Haziran tarihinde İsmail Küçükkaya moderatörlüğü’nde karşı karşıya gelecek. Sırf görüntüye bakarak eğlenceli spekülasyonlar yapmak için doğru zaman. Öncelikle Ankara’dan seçim sürecini takip eden biri olarak 31 Mart öncesinde yerel seçimlerin çok önemli olduğunu düşünmüştüm. Sonuçta AKP yıllarca bu sayede cebi dolu gezdi. Ankara için Mansur Yavaş’ın kazanma ihtimalini yüksek görsem de Japon Belediye Başkanı adayı Mehmet Osagi beni korkutuyordu. Hele İstanbul için Ekrem İmamoğlu hiç de tanıdık bir isim değildi.

Ankara’nın elden gitmesine AKP’nin hazırlıklı olduğunu görüyorum. Sanki çekmeceler çoktan boşaltılmıştı. Mansur Yavaş biraz şovmen olsa haber yaptıracak bir sürü şey bulabilirdi diye tahmin ediyorum.

İstanbul için CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nun kazanacağını söylemek 31 Mart öncesinde mümkün değildi. Bu yüzden İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin binasının dolaplarından ve çekmecelerinden gelen kokular için sanırım önlem alınmamıştı. Ekrem İmamoğlu’nun şok zaferi AKP içinde de telaş yarattı. Hukuksuz bir şekilde seçimleri yenileme kararı aldılar.

Yenileme kararından sonra AKP’nin seçim politikası tamamen değişti. Tayyip Erdoğan daha az görünür oldu. MHP ve Bahçeli sustu. Kürtlere yönelik hamleler yapıldı. Binali Yıldırım daha halkın içinde görünmeye çalıştı.

İmamoğlu ise eski statejisini aynen devam ettirdi. Bir de yeni olarak 18 günlük tecrübesiyle Belediye’deki israf yönetiminin sona ermesi gerektiğini söylemeye başladı.

Tüm bu değişkenler, değişiklikler çerçevesinde 23 Haziran seçimlerine doğru devam etmekteyiz. Konuşma açısından oldukça başarısız olduğunu düşündüğüm yaşlı Binali Yıldırım ile konuşmada etkileyici olduğunu düşündüğüm genç İmamoğlu’nun canlı yayında karşılaşması planı yapıldı. Yıllar yılı kendisini ana akımda anlatamayan CHP için bence her zaman mantıklı olan canlı yayın planı; AKP tarafından nasıl kabul edildi bunu anlamak mümkün değil. Bu durumda karşı tarafın dediklerini göstermemek üzerine yapılan bir seçim politikasında kendi seçmenine Ekrem İmamoğlu’nu izletmenin kemik AKP’liler açısından ciddi bir risk olduğunu düşünüyorum. Çünkü Ekrem İmamoğlu’nu ATV’den izlemediklerinden ilk defa öcü olmadığını göreceklerdir.

Canlı yayında tabi ki kimin kazanacağı belli olmaz ve her küçük saniye risklidir. Risk topları daha çok Binali Yıldırım’ın kucağında. Yavaş konuşuyor. Gençleri etkileme ihtimali Ekrem İmamoğlu’na göre oldukça az. Ekonomik krizin, israfın konuşulması durumunda Ekrem İmamoğlu’na artı puanlar yazılacağını düşünüyorum.

Risk bu kadar fazlayken AKP’nin canlı yayını kabul etme sebebi şu olabilir: Zaten kemik ve AKP’den ayrılmayacak taban her halükarda Binali Yıldırım’ın kazanacağını düşüneceğinden; o kesime düşmanı gerçekten canlı kanlı göstererek diş bileyletmek istiyor olabilir. Yıllarca AKP’ye oy vermiş küskün kesimi geri kazanamayacaklarını düşündüklerinden onlardan ne kadar geri döndürürse kar olarak göreceklerdir. Ekrem İmamoğlu’na oy vermiş kesimden Binali Yıldırım’a oy kayması olacağını sanmıyorum. Ekrem İmamoğlu’nun terörist olduğuna dair propaganda daha önce yapılmıştı ve sanki o propaganda maksimum oy sınırına dayandı.

İsmail Küçükkaya’nın sunucu olarak seçilmesi de, AKP’nin küskün tabanını, yandaş medyanın tatmin etmediğinin göstergesi. Hem de İsmail Küçükkaya iyi olmaya çalışan biri. Karşısına cin gibi biri çıkınca onunla baş edebilecek potansiyele sahip değil. AKP’nin avcı televizyoncuları gibi değil. AKP’nin yıllarca çektirdiği zulmü uzaktan ayıplamaktan öteye geçemeyen FoxTV ekibinin bir parçası. Aynı zamanda Fatih Portakal kadar Tayyip Erdoğan’ın diline düşmemiş biri. Kadınların duygularını da kadınlardan iyi anlayacağını söylemiş. Kıyamam. AKP de zaten kendisine zarar veremeyecek muhalifleri seçmesini iyi bilir. Canlı yayın beni heyecanlandırıyor mu? İdare eder…

Av. Seçkin Türkoğlu

3 Days To Live Broadcast*

Last elected İstanbul’s Mayoral President Ekrem İmamoğlu and AKP’s candidate Binali Yıldırım are going to duel on 16 July with the İsmail Küçükkaya’s moderating. It’s a perfect time to making funny speculations about the political landscape. First of all, I am the person who watched the 31 March mayoral elections from Ankara, I remember I thought that It was a very significant elections reason that AKP filled his pocket by mayoral tenders. Even if I predicted that Mansur Yavaş could win the elections for Ankara but AKP’s candidate Mehmet Özhaseki (most people can’t tell his name truly) was frightening me. Above all, at that time CHP’s İstanbul candidate Ekrem İmamoğlu was not a familiar politician for Turkey.

From the view of the present time, I understand that AKP predicted that they could lose the mayoral elections in Ankara. Seems like the cleaned the lockers. If Mansur Yavaş would be enterprising politician, he could find a lot of news for opposition media.

It couldn’t possibly the say that Ekrem İmamoğlu could win the İstanbul Mayoral Elections before the 31 March elections. For this reason, AKP couldn’t make precautions for İstanbul’s lockers. Shock won of Ekrem İmamoğlu created a panic atmosphere for AKP. Then AKP made a pressure to the High Election Committee about annul and rerun the elections in İstanbul.

After this decision, AKP’s election strategy has completely changed. Tayyip Erdoğan has less more fade in media. Far-right nationalist party and coalition of AKP; MHP has silenced. AKP has made a move for Kurd’s votes. Binali Yıldırım has been trying to be visible in the streets.

İmamoğlu has continued his strategy before 31 March elections. In addition with his 18 days experiment of President of İstanbul Mayoral, he has started to say that İstanbul Mayoral has a great wastage about the sources and it must be ended.

Turkey is going through 23 July elections with all these political variations. It is planned live broadcast duel Ekrem İmamoğlu who is affected speaker against Binali Yıldırım who is not a successful speaker. It’s a logical plan for CHP because CHP hasn’t been finding a place at mainstream media. But it is not understandable for AKP. I think its a serious risk for AKP which is pursuing the strategy of ignoring Ekrem İmamoğlu in mainstream media. It could be caused by consolidating AKP community to watch Ekrem İmamoğlu. Because they will see Ekrem İmamoğlu not a betrayer first time for a long. I don’t think any change can happen above the Ekrem İmamoğlu’s voters.

It is not obvious who will win the duel and every second is too much risky. On the other hand, Binali Yıldırım has a much more risk comparing the İmamoğlu. He can’t speak fluently. Possibility of affecting the young voters much less comparing the İmamoğlu. Talking about economic conditions and Mayoral sources wastage will make good points for İmamoğlu.

The risk for AKP too much. But the logical reason for AKP can be that: consolidating AKP Community will think Binali Yıldırım has won the duel whatever it happens. AKP can give a chance these community to Show Ekrem İmamoğlu them as an enemy. AKP can see as a gain, whoever change their mind for the community which is vote AKP for a long period but now not. AKP’s strategy showing Ekrem İmamoğlu as a terrorist made before the 31 Mart and it won’t gain vote anymore.

Choosing İsmail Küçükkaya as a moderator tells us, mainstream media which is under control of AKP is not convincing the people. On the other hand, İsmail Küçükkaya is a person soft touch. He can’t handle with AKP’s cunning. He is not a motivating as a hunter journalist himself like AKP’s journalists. He is a part of Fox TV team which remonstrate AKP’s cruelty from safety place. Not a person targeted from Tayyip Erdoğan like Fatih Portakal. He is soft touch as he said he know women feelings much more a woman. What a shame. AKP knows the journalists who don’t hurt themselves. Is live broadcast exciting? So so….

Av. Seçkin Türkoğlu

*Metnin İngilizce çevirisi Av. Seçkin Türkoğlu tarafından yapılmıştır.