Gökçek’e bir darbe de Yargıtay’dan: #EdepsizsinMelihGökçek ifade özgürlüğüdür

Ankara Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Melih Gökçek’e, Twitter’dan #EdepsizsinMelihGokcek hashtagiyle tweet attığı iddiasıyla 27 Şubat 2013’te okulda gözaltına alınan İ.A., yargılandığı davadan beraat etmiş Gökçek kararı Yargıtay’a taşımıştı. Yargıtay geçtiğimiz günlerde “ifade özgürlüğü” diyerek hükmü onadı

Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin kararının tam metnini okumak/indirmek için tıklayınız.

Ankara Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Melih Gökçek, 2013’te 18 yaşında olan İ.A.’dan, Twitter’da “Müslümanım diye geçinip kul hakkı yediğin için #EdepsizinMelihGokcek” tweetini attığı iddiasıyla şikayetçi olmuş ve İ.A. okulda gözaltına alınmıştı.

23 Aralık 2013’te İ.A. aleyhine açılan davada Ankara 3. Çocuk Mahkemesi “Somut olayda, suça sürüklenen çocuğun, siyasi bir kişilik olan katılanın görevinden kaynaklanan uygulamalarını polemik yaratan ve rahatsız eden bir üslupla sorgulayıp, sert, ağır ve çarpıcı biçimde yorumladığı, ancak eylemin katılanı görevinden dolayı aşağılama, küçültme boyutuna ulaşmadığı anlaşılmaktadır. ” diyerek İ.A.’nın beraatine karar vermişti.

Ankara 3. Çocuk Mahkemesi’nin beraat kararının tam metnini okumak/indirmek için tıklayınız.

Bunun üzerine Gökçek’in avukatları kararı temyiz edip Yargıtay’a taşıdı. Yargıtay geçtiğimiz günlerde verdiği kararda söz konusu ifadenin “ifade özgürlüğü” olduğunu belirterek kararı onadı.

“Siyasetçiler eleştirilere hoşgörü göstermeli”

Yargıtay 16 Mayıs 2017 tarihinde oybirliğiyle verdiği kararda, Anayasa’nın 26. maddesi’ndeki “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir” hükmüne atıf yapılarak şöyle denildi:

Siyasetçilere yönelik eleştirilerin izin verilen sınırlarının özel kişilere nazaran daha geniş olduğu gerek iç hukukumuzda gerekse uluslararası mahkeme kararlarında yerleşmiş bir ilkedir. Bu ilkenin gerekçesi, siyasetçilerin, özel kişilerden farklı olarak, gazetecilerin ve halkın yakın denetimine açık olan, kamuoyuna mal olmuş kişi haline gelmeyi bilerek tercih etmeleridir. Siyasetçiler bu nedenle basın ve gazeteciler tarafından getirilen eleştirilere daha geniş bir hoşgörü göstermek zorundadırlar.

…Suça sürüklenen çocuğun yorumlarının yazıldığı yer ve zaman unsurları da gözetildiğinde, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, eleştiri niteliğindedir. Aksi düşünce, suçla korunmak istenen değeri ölçüsüz bir şekilde genişletmek ve ifade özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum anlamına gelebilecektir. Bu itibarla, hakaret suçunun unsurlarının somut olayda oluşmadığından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.

Eylemeve yükletilen suça yönelik, katılan İbrahim Melih Gökçek vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA oy birliğiyle karar verildi.

toplumsalhukuk