“Hırsız AKP, işbirlikçi YSK” sloganı atan kadınlara takipsizlik

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ‘Hırsız AKP, işbirlikçi YSK’ sloganı atan kadınlar hakkında, sloganda suç unsuru olmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi

16 Nisan referandumu sonuçlarına itiraz için Ankara’da yapılan basın açıklaması sırasında, “Hırsız AKP, İşbirlikçi YSK” sloganı atan kadınlar hakkında sürdürülen soruşturma tamamlandı. Savcılık, kadınların attığı sloganın suç unsuru barındırmadığına vurgu yaparak, takipsizlik kararı verdi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın takipsizlik kararının tam metnini okumak/indirmek için tıklayınız.

Sakarya Caddesi’nde 18 Nisan 2017’de toplanan bir grup kadın, referandum sonuçlarıyla ilgili basın açıklaması yaptı. Açıklama sırasında, “Hırsız AKP, işbirlikçi YSK” şeklinde slogan atıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, yapılan suç duyurusu üzerine 3 kadın hakkında “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçundan soruşturma başlattı. Soruşturma sonunda verilen kararda, bu sloganın “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni Alenen Aşağılama” niteliğinde değerlendirilmesinin mümkün olduğuna dikkat çekildi. Ancak, bu slogana benzer nitelikte olan daha önce yapılan bir soruşturmanın konusu olan “Hırsız, Katil AKP” sloganı için Adalet Bakanlığı’nın “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Alenen Aşağılama” suçunun şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle soruşturma izin vermediğinin altı çizildi.

Aşağılama suçu da yok

Sanıkların avukatlarından Sercan Aran, müvekkillerinin attığı sloganın düşünce ve ifade hürriyeti kapsamında değerlendirilmesinin doğru bir karar olduğunu savunarak şu sözleri söyledi:

Biz bugüne kadar birçok dosyada AKP’nin bir siyasi parti olduğunu, AKP’nin herhangi bir siyasi parti gibi eleştirilebileceğini, bunun da ifade hürriyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade ettik. Ancak iktidar partisi olan AKP’ye yönelik eleştiriler ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni Alenen Aşağılamak’ suçu kapsamında değerlendirilerek davalar açıldı. Bu karar her ne kadar Adalet Bakanlığı’nın görüşüne dayanmakla aslında bu AKP’ye hırsız demenin ve YSK’yi eleştirmenin ifade hürriyeti kapsamında kaldığını göstermektedir.

toplumsalhukuk