İktidarın “Fon” Sabıkası – Av. Yıldıray Çıvgın

“Ufak tefek oyunlar” ile fondan hazineye o kadar çok aktarım yapılmış ki, işsizlik sigortası fonu Nisan 2019’da tarihinde ilk defa açık verdi. İşsizlik sigortası fonundaki bu kötü gidişat ve talan gösteriyor ki, işçilik alacaklarının fona aktarılması işçiye değil işverenlere hizmet etmekte

İşçinin en temel haklarından olan kıdem tazminatının iktidar tarafından fona devredilmesi ve işçinin kıdem tazminatına hak kazanmasının zorlaştırılması çalışmaları devam ederken, iktidarın daha önceki fon denemesine, işsizlik sigortası fonunun şu anki durumuna göz atmakta fayda var.

Bunun için öncelikle işsizlik sigortası fonunun tarihine kısaca bakalım. Bu fon hukukumuza 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ile 1999 yılında girdi. Dönemin iktidarının bu fon ile amacı, herhangi bir kasıt ya da kusuru olmaksızın işsiz kalan işçilerin gelir kayıplarının biraz olsun telafi edilmesiydi.

Önceleri, fonun kullanım alanı “herhangi bir kasıt ya da kusuru olmaksızın işsiz kalan işçiler” ile sınırlı iken 2008, 2010 ve 2012 yıllarında oldukça genişletildi. Bu tarihlerden itibaren işsizlik sigortası fonundaki paranın büyük çoğunluğu devlet tahvili alımıyla hazineye aktarılmakta. Örnek vermek gerekirse, 2014 yılında fonda biriken para 74 milyar lirayı geçti. Ancak bu paranın yaklaşık 70 milyar lirası Hazineye aktarılmış.

Bu “ufak tefek oyunlar” ile fondan hazineye o kadar çok aktarım yapılmış ki, işsizlik sigortası fonu Nisan 2019’da tarihinde ilk defa açık verdi. Sözcü’den Başak Kaya’nın haberine göre; 2019 yılı nisan ayında fonun toplam geliri 3 milyar 90 milyon TL olurken, gideri ise 3 milyar 480 milyon olarak gerçekleşti. Böylece fon tarihinde ilk kez gelirler, giderlerin altında kaldı. Aynı zamanda fonun giderleri, ilk kez bu kadar yüksek bir sayıya ulaşmıştır.

Haberde değinilen, CHP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Danışmanı Erdoğan Toprak’ın hazırladığı rapora göre bu tablonun sebebi, işverenlere kendilerinin ödediklerinden daha çok teşvik ödeneği verilmesi. 2018 yılında fondan işverenlere ödenen teşvik ödemeleri 12,5 milyar TL’yi aşmış durumda. Aynı dönemde işverenlerin İşsizlik Fonu’na ödediği prim miktarı ise 9,2 milyar oldu. Üstelik fon gelirlerinin sadece üçte biri, fonun asıl amacı olan işsizlik maaşlarını oluşturmakta.

İşsizlik sigortası fonundaki bu kötü gidişat ve talan gösteriyor ki, işçilik alacaklarının fona aktarılması işçiye değil işverenlere hizmet etmekte. Dolayısıyla kıdem tazminatı fonunda da iktidarın işçiyi göz ettiğini düşünmek en hafif tabiriyle saflık olur.

Bu sebeple, işçilerin birleşerek ve örgütlenerek kıdem tazminatı ve diğer haklarının fona devredilmesini önlemeleri gerekmektedir. İşsizlik sigortası da işçilerin önünde oldukça yararlı bir örnektir.

Av. Yıldıray Çıvgın