Yargı Bağımsız Değildir Diyen Avukata Disiplin Soruşturması İhbarı

Savunmasında yargı bağımsızlığına yönelik değerlendirmelerde bulunan avukat hakkında Ankara 47. Asliye Ceza Mahkemesi hakimi disiplin soruşturması açılması için baroya bildirim yapılması kararı aldı

Yargıda, “illa ki mahkeme yargıçlarının hoşuna gidecek savunmalar yapma, aksi taktirde şikayet edilme” dönemi başladı.

Toplumsal hukukçu  ve Ankara Barosu’na kayıtlı avukat Sercan Aran, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla yargılanan D.G. adlı sanığın savunuculuğunu üstlendiği Ankara 47. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ceza kovuşturmasında, duruşma öncesinde mahkemeye bir yazılı savunma dilekçesi sundu.

Bu savunma dilekçesinde, düşünce ve ifade özgürlüğü ile yurttaşların eleştiri hakkına yönelik hukuki güvencelere ve emsal yargı kararlarına yer veren Aran, yakın geçmişteki Anayasa değişiklikleri sonrası belirginleşen kimi aleyhe uygulamalar nezdinde, bu kapsamdaki yargılamalarda mahkemelerin bağımsızlığına yönelik kaygıları da yine örnekleri ile dile getirdi ve aynı zamanda kimi yasa maddeleri hakkında Anayasa’ya aykırılık iddiasında da bulundu.

“Yargı Üzerindeki Fiili Durum Mahkemelerin Bağımsız Yargı Olmaktan Çıktığını Göstermektedir”

Av. Sercan Aran dilekçesinde; “biz her ne kadar bu savunmada müvekkilin beraatini talep etsek de buraya düştüğümüz her notun amacı konunun Anayasa mahkemesi veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde tartışılmasını sağlamaktır. Başka bir ifadeyle mahkemenin bu konuda vereceği karara güvenmiyoruz ve yargı üzerindeki fiili durumun da mahkemelerin bağımsız bir yargı olmaktan çıktığını gösterdiğini yine burada not ediyoruz.” ifadelerini kullanarak devamında, 15.02.2017 tarihinde Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri tarafından yayımlanan Memorandumda “ifade özgürlüğünü kısıtlayan yargı tacizi” başlıklı bölümdeki değerlendirmelere de yer verdi.

“Açıkça Mahkememizi Baskı Altına Almaya Yönelik İfadeler”

27 Şubat günü görülen duruşmada mahkeme yargıcı, Av. Sercan Aran’ın yazılı savunmasının okunduğunu zapta geçirerek, savunmada yer alan yukarıdaki ifadelerle ilgili “açıkça mahkememizi baskı altına almaya yönelik cümleler olduğu, keza savunma amacını aşmak ile Avukatlık görevini kamusal niteliği ile de uyum göstermediği, keza sanığın savunmasının birer parçası olarak da nitelendirilemeyecekleri” değerlendirmesi ile “Ankara Barosu Başkanlığı’na yönelik Av. Sercan Aran hakkında gerekli disiplin soruşturmasının temini yönünden bildirimde bulunulmasına” şeklinde ara karar tesis etti. Yargıç aynı zamanda Anayasa’ya aykırılık talebinin de reddine karar verdi.

Hakimin Reddi Talebine Ret

Böylesi bir karar sonrasında tarafsızlığını yitirdiği gerekçesi ile yargıç hakkında reddi hakim talebinde bulunan Av. Sercan Aran’ın bu talebi de mahkeme yargıcı tarafından “uygun yeterli delil gösterilmediği” gerekçesiyle geri çevrildi. Karara karşı itiraz için süre veren mahkeme bir sonraki duruşmayı 23 Mayıs 2019 tarihine erteledi.

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Nils Muiznieks tarafından hazırlanan ve 15 Şubat 2017 tarihinde yayımlanan Memorandumda; Türkiye’de Cumhurbaşkanına hakaret davalarının, böylesi suç düzenlemelerinin bulunduğu başka ülkelerde dahi eşi benzeri olmadığı ve bu yargılamaların Cumhurbaşkanına ve bu vesileyle onun tarafından desteklenen her türlü politikaya karşı eleştirileri bastırmanın bir aracı kılındığına dair tespitlere yer verilmekteydi.

İşte O Karar: 

toplumsalhukuk